Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı (2026-2030), 2026/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile 18 Ağustos 2026 Salı günü 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Genelge 17 Ağustos 2026 tarihini taşıyor ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yürürlüğe girdi. Konu satırı belirsiz bir hazırlık çağrısı değil; belgenin adı doğrudan eylem planının kendisi. Koordinasyon Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nda.
Genelge, planın kamu kurumları, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının katkısıyla hazırlandığını yazıyor. Belge, 2021-2025 Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi’nin ardından geliyor. Yeni metin beş yıllık bir ufuk çiziyor ve kalkınma hedeflerine katkı için yapay zekânın geliştirilmesini, üretilmesini ve kullanılmasını istiyor. Hedef başlıkları da net: farkındalık oluşturmak, nitelikli insan kaynağı yetiştirmek, veri ve hesaplama altyapısını güçlendirmek, kamuda ve özel sektörde kullanımı artırmak, rekabetçi ve güvenilir bir ekosistem kurmak.
İlkeler insan odaklılık, güvenilirlik, etik sorumluluk, dijital egemenlik ve sürdürülebilir kalkınma. Yön cümlesi daha keskin: Türkiye’nin yapay zekâyı geliştiren, üreten, ihraç eden ve güvenilir biçimde yöneten bir ülke olması. Dört kelimelik şiar da belgede duruyor: Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet.
Bakanlık koordinasyonu, kamu yükümlülüğü
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır yazılı açıklamasında, eylem planının yapay zekâdan azami ölçüde ve güvenli biçimde yararlanmayı, yerli ve millî imkânlarla üretimi artırmayı ve küresel rekabet gücünü yükseltmeyi hedeflediğini söyledi. Kacır, kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplumun ortak katkısının belgenin omurgası olduğunu vurguladı. Genelge ise bütün kamu kurum ve kuruluşlarından plan kapsamındaki görev ve sorumlulukları hassasiyetle yerine getirmelerini ve bakanlığa her türlü desteği sağlamalarını istiyor.
Bu, strateji cümlesinin rafta kalmaması için yayımlanmış bir uygulama emri. 2021-2025 belgesi yön çizmişti; 2026-2030 planı aynı bakana bağlı bir icra takvimi kuruyor. Veri ve hesaplama altyapısı ile kamu kullanımı, belgenin yalnızca ilke kataloğu olmadığını gösteriyor. Dijital egemenlik vurgusu da dışa bağımlı model ve altyapı tartışmasının resmî dile girdiğini işaret ediyor. İhracat cümlesi ise planı iç tüketim reformu olmaktan çıkarıyor.
Önümüzdeki sınav metnin yayımlanması değil. Kurumların bütçe, ihale ve personel kararlarını bu dört şiarla hizalayıp hizalamadığı beş yıllık pencerede görülecek. Genelge bütün kamu idaresini muhatap alıyor; bakanlık koordinatör. Görünür olacak olan yeni bir vizyon cümlesi değil, kamu veri setlerinin, hesaplama kapasitesinin ve yerli ürün talebinin gerçekten değişip değişmediği. Planın bütçe rakamı ve ayrıntılı eylem listesi genelgede yok; o ayrıntı kurumların kendi programlarına yedirilecek.
