2025’in son günlerinde Wall Street’te hâkim anlatı değişmeye başladı. Yapay zekâ hâlâ piyasanın ana teması olsa da, yatırımcılar artık “her AI hissesine al” döneminin sona erdiği konusunda daha net. Yerini seçici pozisyonlama ve AI’ın dolaylı kazananlarına yönelim alıyor.
Büyük teknoloji hisseleri yıl boyunca güçlü performans sergilerken, artan regülasyon baskısı, enerji maliyetleri ve amortisman yükleri değerleme tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Analist notlarında, “AI büyüyor ama maliyeti de büyüyor” vurgusu öne çıkıyor.
Bu nedenle yatırımcı ilgisi üç alt başlıkta yoğunlaşıyor:
1. Altyapı ve veri merkezleri
AI yatırımlarının sürdürülebilirliği, artık sadece GPU’ya değil; elektrik şebekesi, soğutma sistemleri ve enerji sözleşmelerine bağlı. Bu durum, veri merkezi işletmecileri ve altyapı sağlayıcılarını ön plana çıkarıyor.
2. Enerji ve iletim hatları
Google, Microsoft ve Amazon’un enerji tarafına yönelmesi, yatırımcıların da aynı eksene kaymasına neden oldu. Yenilenebilir enerji, nükleer ve şebeke modernizasyonu, AI çağının “gizli kazananları” olarak görülüyor.
3. Seçici AI yazılımı
Her model değil, gerçek kullanım senaryosu ve tekrarlanabilir gelir üreten yazılım şirketleri tercih ediliyor. “Hikâye” yerine “nakit akışı” yeniden önem kazanıyor.
Bu çerçevede, Wall Street’te 2026’ya girerken genel beklenti şu yönde:
AI teması bitmiyor, fakat daha pahalı, daha disiplinli ve daha ayrıştırıcı bir yatırım dönemine giriliyor.
Mint11 açısından bakıldığında bu dönüşüm net bir mesaj veriyor:
AI yarışında kazananlar sadece en hızlı büyüyenler değil, en dayanıklı bilançoya sahip olanlar olacak.


