LG, 12 Eylül'de yaptığı yazılı açıklamada akıllı televizyonlarının kullanıcıların ortam konuşmalarını kaydettiği iddiasını reddetti. Şirket, TechRadar'a gönderdiği yanıtta ses verisinin yalnızca iki durumda işlendiğini bildirdi: kumandadaki ses tuşuna basılı tutulduğunda ya da kullanıcı uzak alan ses tanımayı etkinleştirdikten sonra “Hi LG” gibi bir uyandırma sözcüğü tanındığında. Bunların dışında televizyonun ortam konuşmasını toplamadığını ya da kaydetmediğini savundu.
İddia, Gamers Nexus adlı YouTube kanalının bu hafta yayımladığı incelemeden çıktı. İnceleme, LG setlerinin izleme alışkanlığını analiz etmenin yanı sıra ses kayıtları, ağdaki cihazların ayrıntıları, konum verisi ve kablosuz ağ bilgisi topladığını öne sürdü. Video, LG'yi 216 milyon “casus televizyon” üretmekle suçladı.
LG bu iddiaların doğru olmadığını yazdı. Uyandırma sözcüğü tanınmazsa sunucuya ses verisi gönderilmediğini, tanıma işleminin cihaz üzerinde yerel olarak yapıldığını ve verinin hemen silindiğini belirtti. Ağ taramasını ise akıllı televizyon işlevlerini sağlamak için yaptığını, bunun sektörde standart bir özellik olduğunu söyledi.
Şirketin yanıtının merkezinde Otomatik İçerik Tanıma (ACR) var. Bu teknoloji ekranda ne izlendiğini tanıyıp kişiselleştirilmiş öneri ve reklam üretiyor. LG, ACR'nin yalnızca kullanıcı onayıyla çalıştığını, ilgili isteğe bağlı sözleşme onaylanmazsa ACR verisinin reklam amacıyla kullanılmadığını açıkladı.
Dört gizlilik uzmanı yanıtın soruyu kapatmadığını söylüyor. University College London'dan araştırmacı Anna Maria Mandalari, LG'nin açıklamasının gizlilik tablosunun tamamını karşılamadığını belirtiyor. Kendi araştırmalarında, onay vermiş bir LG televizyonun yalnızca kendi uygulamalarında değil, doğrusal yayında ve HDMI ile bağlı cihazlardan gelen içerikte de ACR trafiği ürettiğini saptadıklarını anlatıyor. Televizyon bir dizüstü bilgisayarın ya da oyun konsolunun harici ekranına dönüştüğünde bile tanıma çalışabiliyor.
Mandalari, testlerinde onay geri çekildiğinde reklamcılara raporlamanın durduğunu doğruluyor. Buna karşılık metnin sözcüklerine dikkat çekiyor: LG, onay yokken ACR verisinin “reklam amacıyla kullanılmadığını” söylüyor; bu, hiçbir amaçla toplanmadığı ya da işlenmediği anlamına gelmiyor. Şirketin neyin toplandığını, saklanıp saklanmadığını, nereye iletildiğini ve hangi amaçlarla işlenebileceğini açıklaması gerektiğini savunuyor.
Newcastle Üniversitesi'nden hukuk profesörü Lillian Edwards, sorunun kurulum ekranında başladığını söylüyor. Kullanıcıların hızlı kurulum sırasında tam anlamadıkları şeylere onay verdiğini, bunun GDPR'ın “özgürce verilmiş, belirli, bilgilendirilmiş ve açık” onay ölçütünü karşılamayabileceğini belirtiyor. Edwards'a göre LG'yi değiştirecek şey düzenleyici müdahaleden çok kötü basın olacak.
IAPP'den Cobun Zweifel-Keegan ise LG'nin yanıtını sektör pratiğiyle uyumlu buluyor. Ancak yanıtın sensörlere ve veri toplamaya odaklandığını, raporun büyük bölümünü oluşturan reklam ve kullanıcı profilleme iddialarına girmediğini söylüyor. Zweifel-Keegan, LG'nin yakın zamanda Teksas Başsavcılığı ile uzlaşmaya vardığını ve onay akışlarını güçlendirmeyi kabul ettiğini hatırlatıyor.
Birleşik Krallık'ta Bilgi Komiserliği (ICO) LG'nin durumuna özel yorum yapmadı. Kurum genel ilkeyi yineledi: üreticiler yalnızca ürün ve hizmetleri için gerekli kişisel veriyi toplamalı, gizliliği koruyan ayarları varsayılan olarak sunmalı ve onay kadar kolay geri çekme yolu bırakmalı.
