Trump yönetiminin Anthropic’e karşı adımının hemen ardından,OpenAl CEO’su Sam Altman, şirketin modellerini Savunma Bakanlığı’nın gizli ağlarına taşıyacak bir anlaşma imzaladığını duyurdu. Altman, “Bu gece Savaş Bakanlığı ile modellerimizi gizli ağlarında konuşlandırmak üzere bir anlaşmaya vardık” açıklamasını yaptı; Trump yönetimi, Savunma Bakanlığı’nın adını resmî söylemde “Department of War” olarak yeniden markalamış durumda.
Reuters’ın haberine göre anlaşma, OpenAI modellerinin Pentagon’un gizli bulut altyapılarında belge analizi, çeviri, özetleme ve karar destek gibi görevlerde kullanılmasını içeriyor. Anlaşmada, modellerin doğrudan silah sistemlerini kontrol etmeyeceği; kullanımın “operasyonel olmayan süreçlerle” sınırlı olacağı vurgulanıyor.
Buna rağmen, sivil toplum ve kullanıcı tarafında ciddi tepki oluştu. “QuitGPT” etiketiyle başlatılan kampanyada, OpenAI hizmetlerinin boykot edilmesi ve hesapların kapatılması çağrıları yapılıyor; çevrimiçi imza kampanyalarının toplamı 1,5 milyon seviyesini geçmiş durumda. Kampanya metinlerinde, “şeffaflık eksikliği, etik taahhütlerde geri adım ve savunma projeleriyle artan yakınlık” ana itiraz başlıkları olarak öne çıkıyor. (Bu sayı farklı kaynakların derlemelerine dayanıyor; resmi tek bir kayıt yok.)
Kullanıcı tarafındaki kaymanın önemli bir kısmı, alternatif olarakAnthropic Claude, Mistral Al ve açık kaynak modellerine yönelme şeklinde kendini gösteriyor. Piyasa gözlemcileri, Anthropic’in Pentagon’la gerilim yaşaması ve OpenAI’nin gizli ağ anlaşması yapmasının, “etik kaygılı” kullanıcıları özellikle Anthropic ve açık kaynak ekosistemine ittiğini belirtiyor.
Savunma cephesi ise bu adımı “kaçınılmaz” görüyor. Pentagon kaynakları, ABD’nin China ve diğer rakiplerine karşı teknolojik üstünlük sağlayabilmesi için büyük dil modelleri ve akıllı ajanların istihbarat analizi ve siber savunmaalanlarında devreye alınmasının şart olduğunu savunuyor.
Sonuç olarak tablo şöyle: Anthropic etik gerekçeyle fren yaparken, OpenAI gizli ağlarla daha sıkı entegre oluyor. Bu ikili hareket, hem teknoloji piyasasında hem de kamuoyunda “hangi AI kimin tarafında?” tartışmasını sertleştiriyor.
