ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla tırmanan savaş, küresel petrol piyasasını son yılların en sert şoklarından birine sürükledi. Brent ve WTI türü ham petrol, haftanın ilk işlemlerinde bir günde yaklaşık %20–25 yükselerek2022’den bu yana görülmemiş seviyelere tırmandı; Brent petrol 118–120 dolar bandını test ederken, ABD hafif ham petrolü de benzer şekilde 2022 Temmuz zirvelerini yokladı.  

Fiyatlardaki sert hareketin arka planında, savaşın Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisi bulunuyor. Küresel deniz yoluyla taşınan ham petrolün yaklaşık beşte biri, İran kıyıları ile Körfez’in güney yakasını ayıran bu dar geçitten geçiyor. Reuters’ın sahadan aktardığına göre, İran’ın tehditleri ve saldırılar sonrası boğazdan geçen tanker sayısı ciddi biçimde azalmış durumda; bu da fiziki arzın fiilen daralmasına yol açıyor.  

İran’daki rafineri ve ihracat altyapısına yönelik saldırılar, Irak ve Kuveyt’teki üretim ve sevkiyatlarda da temkinli kesintileri tetikledi. Kuveyt Ulusal Petrol Şirketi (KPC), güvenlik gerekçesiyle bazı sahalarda üretimi “ihtiyati olarak” azalttığını duyururken, depolama kapasitesine yaklaşan diğer bölge ülkelerinin de kısa sürede benzer adımlar atabileceği belirtiliyor.  

Bu tablo karşısında, başta G7 ülkeleri olmak üzere pek çok hükümet, şokun reel ekonomiye etkisini sınırlamak için acil önlemleri gündeme aldı. ABD yönetimi, Stratejik Petrol Rezervi’nden (SPR) ilave satış seçeneğini masaya koyarken; Japonya, Güney Kore ve bazı Avrupa ülkelerinde akaryakıt üzerindeki vergi yükünün geçici olarak hafifletilmesi, düşük gelir gruplarına hedefli destek ve enerji yoğun sektörler için geçici teşvik paketleri tartışılıyor.  

Finansal piyasalarda ise tablo net: Yükselen petrol fiyatlarıyla birlikte Wall Street vadeli endeksleri gerilemiş, özellikle havacılık, lojistik ve tüketim hisselerinde satışlar hızlanmış durumda. ABD 10 yıllık tahvil faizleri, hem enflasyon beklentilerindeki yukarı revizyon hem de “güvenli liman” talebi arasında dalgalı bir seyir izliyor. Analistler, mevcut şokun 1970’ler tipi bir stagflasyon senaryosunu garanti etmese de, en azından 2026 için enflasyonun yeniden yukarı revize edilmesi ve bazı merkez bankalarının planladığı faiz indirimlerini ertelemesi riskini ciddi biçimde artırdığını vurguluyor.  

Kısacası, İran savaşının askeri boyutu kadar, enerji fiyatları üzerinden küresel büyüme ve enflasyon patikasını da kalıcı şekilde bozma potansiyeli gündeme girmiş durumda.

Share.
Exit mobile version