Birleşik Krallık’ta çevre ve toplum odaklı gruplar, bu hafta sonu ülke genelinde yapılacak yürüyüşlerle hiper ölçekli AI veri merkezlerinin iklim ve yerel topluluklar üzerindeki etkilerine dikkat çekmeye hazırlanıyor. “March Against The Machines” başlığıyla organize edilen protestolar, başta Londra olmak üzere iki gün boyunca birçok şehirde gerçekleştirilecek.
Eylemler, çevre vakfı Global Action Plan tarafından koordine ediliyor ve son iki yılda dünya çapında artan veri merkezi karşıtı yerel hareketlerin bir uzantısı olarak görülüyor. Grubun kampanya direktörü Oliver Hayes, yaptığı açıklamada “Büyük teknoloji şirketlerinin kontrolsüz veri merkezi genişlemesi, Birleşik Krallık’ın iklim hedeflerini raydan çıkarma riski taşıyor” diyerek hem artan elektrik tüketimine hem de su kullanımına vurgu yaptı.
İngiltere’de 2024 sonunda yapılan bir techUK çalışmasına göre ülkede hâlihazırda yaklaşık 450 veri merkezi bulunuyor. Enerji düzenleyicisinin verilerine göre ise 140 yeni veri merkezi, ulusal şebekeye bağlanmak için başvuruda bulunmuş durumda ve bu tesisler toplamda 50 GW’a kadar ek güç talep edebilir. Karşılaştırmak gerekirse, Şubat ortasında ülkenin zirve elektrik talebi 45 GW seviyesinde ölçüldü; yani yalnızca planlanan veri merkezleri, tek başına bugünkü ülke talebinin üzerinde bir kapasiteyi kilitleyebilir.
Protestoların sembolik odağı, OpenAI’nin Londra ofisleri. Şirket, ocak ayında duyurduğu “Stargate” girişimiyle –tahminen 500 milyar dolar seviyesine ulaşabilecek dev bir yatırım paketi– küresel çapta AI eğitim ve çıkarım (training + inference) odaklı veri merkezleri kurmayı planlıyor. OpenAI, her tesis için yerel “community plan” açıklayacağını söylese de, İngiltere’deki yerel gruplar sürecin “danışma değil, dayatma” şeklinde işlediğini düşünüyor.
Londra’nın doğusundaki Havering’de, yarı kırsal bir Green Belt bölgesine planlanan yeni veri merkezi, su ve enerji tüketimi ile tarım arazilerinin yok olması gerekçesiyle yoğun tepki çekiyor. Buckinghamshire’daki Iver Heath bölgesinde de benzer itirazlar var; mahalle dernekleri, “kamusal tartışma ve bağımsız bir soruşturma yapılana kadar tüm hiper ölçekli veri merkezi projelerine moratoryum” talep ediyor.
Bu sahne, AI yatırımlarının makro düzeyde büyüme ve verimlilik hikâyesi anlatırken, mikro düzeyde su, enerji, arazi kullanımı ve yerel demokrasi üzerinde nasıl bir baskı yarattığının canlı bir örneği. Bir tarafta yüz milyarlarca dolarlık “AI altyapı yarışı”, diğer tarafta elektrik faturası artan haneler, su stresi yaşayan bölgeler ve “kim karar veriyor?” sorusunu soran yerel topluluklar var.