Reuters’ın “Artificial Intelligencer” raporu, 2026’da yapay zekâ sektörünü şekillendirecek ana eğilimleri verilerle destekleyerek ortaya koydu. Üç ana tema özellikle öne çıkıyor: sermaye akışının konsantrasyonu, altyapı darboğazları ve kurumsal benimseme belirsizliği.
1. Sermaye konsantrasyonu: Yatırımcılar artık AI ekosistemini geniş çaplı bir şekilde finanse etmek yerine, sermayeyi yüksek profilli ve hızlı büyüme potansiyeli taşıyan oyunculara yoğunlaştırıyor. xAI, OpenAI ve Anthropic gibi girişimler, özel sermaye çevrelerinde tercih edilen hedefler arasında. Bu, girişim sermayesi dünyasında “hızla kâra dönüş beklentisi” yerine seçici büyüme ve sürdürülebilirlik odaklı bir yatırım yaklaşımına işaret ediyor.
2. Altyapı darboğazları: AI dağıtımında çip üretimi, laboratuvar kaynakları ve grafik işlem birimleri (GPU’lar) ile ilgili tedarik sorunları azalsa da, veri merkezlerinin inşası, enerji kaynakları, iş gücü ve çevresel izinler gibi lojistik problemler yeni darboğaz yaratıyor. Raporda, bu altyapı kesintilerinin AI projelerinin hızını ve maliyetini doğrudan etkilediği vurgulanıyor.
3. Kurumsal benimsemede belirsizlik: Birçok şirket AI kullanımına yatırım yapmaya istekli olsa da, somut finansal geri dönüşler ve operasyonel entegrasyon konusunda netlik hâlâ eksik. Kurumsal liderler, AI çözümlerinin gerçek iş değeri ve risk yönetimi konusunda temkinli bir denge arıyor. Bu belirsizlik, sadece teknoloji yatırım kararlarını değil, aynı zamanda AI kapsama stratejilerini de karmaşıklaştırıyor.
Ek veri: LinkedIn verilerine göre 2023–2025 arasında AI ile ilgili iş rolleri ve pozisyonlar 1,3 milyonun üzerinde artış gösterdi; bu durum, AI’ın sadece teknoloji firmalarında değil, tüm sektörlerde yaygın biçimde talep gördüğünü ortaya koyuyor.
Bu üç eğilim, 2026’da yapay zekânın sadece teknoloji yönünden değil, finansal, altyapısal ve kurumsal kabul boyutunda da kritik kırılmalar yaratacağını göstermesi açısından önem taşıyor.



