OpenAI’ın yayımladığı mesajlar ve e-postalar, Apple’ın dava öncesi temas anlatısını zayıflatıyor; ancak ticari sırların alındığı ve kullanıldığı yönündeki temel iddiaları tek başına çürütmüyor.

Apple ile OpenAI arasındaki mücadelede yeni cephe, mahkeme salonundan önce kamuoyunda açıldı. OpenAI, 3 Ağustos’ta yayımladığı e-posta ve iMessage kayıtlarıyla Apple’ın bazı iddialarının eksik ya da hatalı bir anlatıya dayandığını savundu. Belgeler gerçekten de dava öncesi iletişimde ciddi bir karışıklık bulunduğunu gösteriyor. Fakat Apple’ın ticari sırların alındığı ve OpenAI’ın donanım çalışmalarında kullanıldığı yönündeki daha geniş suçlamalarını doğrudan ortadan kaldırmıyor.

Davayı Apple açtı

Apple, 10 Temmuz 2026’da Kaliforniya Kuzey Bölgesi ABD Bölge Mahkemesi’nin San Jose biriminde dava açtı. Davalılar Chang Liu, Tang Yew Tan, OpenAI Foundation, OpenAI Group PBC ve io Products’ın ilgili tüzel kişilikleri. Dosyanın numarası 5:26-cv-07078.

Apple’ın şikâyetine göre sekiz yıl şirkette çalışan elektrik mühendisi Liu, Ocak 2026’da OpenAI’a geçtikten sonra Apple dizüstü bilgisayarını iade etmedi; kalan erişim imkânından yararlanarak gizli donanım dosyaları indirdi. Apple ayrıca, 24 yıllık eski yöneticisi ve OpenAI donanım şefi Tang Tan’ın işe alım görüşmelerinde Apple çalışanlarından kod adları, tasarımlar ve fiziksel parçalar istediğini ileri sürüyor. Bunlar henüz mahkemece doğrulanmış bulgular değil.

Yazışmalar iki taraf için de keskin

OpenAI’ın yayımladığı e-postalar, Apple’ın dış avukatı Gabriel Gross’un 23 Şubat’ta OpenAI baş hukuk müşaviri Che Chang’a yazdığını, ardından başka bir eski çalışana gönderilmesi gereken mesajı yanlışlıkla aynı zincire yolladığını gösteriyor. Gross, Chang’a hiç gerçekleşmemiş bir telefon görüşmesi için teşekkür etmiş; ertesi gün hatasını açıklayıp özür dilemiş. Bu kayıtlar, Apple’ın OpenAI’a ulaşıp yanıt alamadığı şeklindeki ilk anlatısına gölge düşürüyor. Buna karşılık e-postalarda Apple’ın bütün dava iddialarını ayrıntılı biçimde OpenAI’a sunduğunu gösteren bir içerik de yok.

Liu’nun mesajları ise daha karmaşık. Kayıtlarda Apple çalışanları, Liu’nun ayrılışından sonra dosya bulmak ve teknik kararları hatırlamak için ondan yardım istiyor. Bu durum OpenAI’ın, erişimin Apple’ın hesap yönetiminden kaynaklandığı savını destekleyebilir. Ancak aynı mesajlarda Liu’nun eski çalışma arkadaşlarını kurum içi Box klasörlerine yönlendirdiği ve redakte edilmiş teknik soruları yanıtladığı da görülüyor. Dolayısıyla yazışmalar, Apple’ın genel davasını çürüten temiz bir karşı kanıttan çok, erişimin nasıl sürdüğüne ilişkin çekişmeli bir tablo sunuyor.

Mahkeme henüz ticari sırların OpenAI’a aktarıldığına veya ürün geliştirmede kullanıldığına hükmetmedi. Dosyanın ekonomik önemi de burada: Geçici tedbir ya da kapsamlı keşif süreci OpenAI’ın tüketici cihazı takvimini ve maliyetlerini etkileyebilir; daha geniş ölçekte ise Silikon Vadisi’nde çalışan hareketliliği ile şirketlerin bilgi güvenliği sorumluluğu arasındaki sınırı yeniden belirleyebilir.

Davada belirleyici olan kamuoyu anlatısı değil, keşif sürecinde ortaya çıkacak teknik kanıtlar olacak.

Share.
Exit mobile version