Araştırma şirketi Gartner, 9 Eylül’de yayımladığı öngörüde yapay zekâ gerekçesiyle kapatılan pozisyonların yüzde 30’unun 2029’a kadar yeniden doldurulacağını açıkladı. Şirket bu tabloyu, ilk kararların aceleci ve gereğinden geniş alındığının kanıtı olarak yorumluyor.

Gartner’da başkan yardımcısı analist olan Tori Paulman, şirketlerin hatasını otomasyonu amaç sanmakta gördüklerini söylüyor. Paulman’a göre asıl fırsat işgücünü ikame etmek değil güçlendirmekti; rekabet üstünlüğü rolleri yeniden tasarlayan yöneticilerde kalacak.

Rapor, yapay zekâ gerekçeli kesintilerin yetenek havuzunu daralttığını ve kurumsal bilgi birikimini aşındırdığını belirtiyor. Şirketler bu kaybı telafi ederken işe alım, eğitim ve oryantasyon maliyetlerinde belirgin artışla karşılaşacak. Yani geri dönen pozisyonlar, kapatıldıkları maliyetin üzerinde geri geliyor.

Paulman, yüzde 30’luk oranın her ölçekten şirketin ortalaması olduğunu, büyük kurumsal yapılarda geri dönüş oranının yaklaşık yüzde 40’a çıktığını belirtti. Gartner ayrıca 2027’ye kadar yapay zekâ verimliliğini tasarruf olarak yazan kuruluşların yüzde 75’inin, aynı kazancı yeniden yatırıma çeviren rakiplerinin gerisine düşeceğini öngörüyor.

Araştırmanın en dikkat çekici bulgusu gerekçelerle ilgili. Gartner, yöneticiler arasında “yapay zekâ aklama” dediği bir eğilim saptadı: bütçe kaynaklı küçülmeler, kulağa daha iyi geldiği için yapay zekâya bağlanıyor. Paulman, kurumsal müşterilerin yarısından fazlasının üst yönetimden doğrudan bir tasarruf yüzdesi hedefi aldığını söyledi.

Sektördeki diğer analistler eğilime katılıyor ama rakama mesafeli. Dickson Research’ten Frank Dickson, geri dönüşlerin büyük bölümünün temiz bir yeniden işe alım olarak görünmeyeceğini savunuyor. Dickson’a göre bazı işler dışarıya verildi, bazıları farklı unvanla yeniden kuruldu, bir kısmı da kalan personelin üzerine yıkıldı; bu yük sonradan tükenmişlik ve istifa olarak ortaya çıkıyor.

Dickson ayrıca raporda karşılaştırma verisi bulunmamasını eleştiriyor. Sıradan işten çıkarmaların geri dönüş oranı verilmeden yüzde 30’un çıplak bir sayı olarak kaldığını, ancak olağan oranın yüzde 10-15 olduğu varsayılırsa bulgunun yine de ağır bir tablo çizdiğini söylüyor.

Moor Insights & Strategy’den Melody Brue ise kalan yüzde 70’in kalıcılığa işaret edebileceğini, fakat bunun kesintilerin doğru yapıldığı anlamına gelmediğini vurguluyor. Brue’ya göre daha düşük çalışan sayısı tek başına başarılı bir dönüşümün kanıtı sayılmaz.

Info-Tech Research Group’tan Valence Howden hesaplama yöntemini sorgularken sonuca katılıyor. Howden, yapay zekâ yönetişim gereklilikleri arttıkça ve modellerin bağlamsal anlama sınırları görüldükçe yeniden işe alımın hızlanacağını düşünüyor.

Gartner’ın öngörüsü bağımsız verilerle de örtüşüyor. Dickson’ın aktardığına göre Forrester, şirketlerin yüzde 55’inin yapay zekâ kaynaklı kesintilerden şimdiden pişman olduğunu ve bu işten çıkarmaların yarısının sessizce geri alınacağını öngördüğünü bildirdi. Robert Half ise yapay zekâ gerekçesiyle pozisyon kapatan işe alım yöneticilerinin üçte birinin çoktan yeniden istihdam yaptığını saptadı. Ford, IBM, Booz Allen Hamilton, Alphabet ve CSX kesintileri geri çekti ya da yeniden işe alım başlattı; Klarna da yapay zekâ kaynaklı işten çıkarmalarından döndü.

Dickson bu döngüyü şok diyete benzetiyor. Hızlı kesersiniz, bir sonraki bilanço toplantısında iyi görünürsünüz, on sekiz ay sonra kayıp faiziyle geri gelir; çünkü kesintinin asıl nedeni hiç düzeltilmemiştir.

Aikido Security’de kurumsal bilgi güvenliği yöneticisi Mike Wilkes ise yüzde 30 doğru çıksa bile bunun ağır bir suçlama olduğunu söylüyor. Wilkes’a göre stratejik bir işgücü kararında üçte bire yaklaşan geri dönüş oranı olağanüstü yüksek bir hata payı; başka hiçbir büyük sermaye kararında üç yıl sonra bu oranda geri sarma başarı sayılmazdı.

Share.
Exit mobile version