EY'in Girişimcilik Barometresi'nin ikinci sayısı yayımlandı ve Türkiye'deki tabloyu iki karşıt eğilimle özetliyor: teknolojide bölge ortalamasının üzerinde bir iştah, finansmanda süregelen darboğaz. Araştırmaya Türkiye'nin de içinde olduğu Europe Central bölgesinde bin'den fazla aile şirketi sahibi, start-up kurucusu ve farklı ölçekte şirket lideri katıldı.

Türkiye'de yapay zekâ ve makine öğrenimi kullanım oranı yüzde 82, veri analitiği yüzde 79. Bölge genelinde yapay zekâ ve makine öğrenimi kullandığını söyleyenlerin oranı yüzde 76. Bulut teknolojileri yüzde 63, dijital müşteri deneyimi platformları yüzde 70 seviyesinde. Ancak dönüşümün karşılığı henüz gelire yansımıyor. Algılanan performans etkisi inovasyonda yüzde 71, teknolojiye adaptasyon hızında yüzde 70 iken gelir büyümesinde yüzde 36'da kalıyor. Yaygın kullanım ile kazanç arasındaki bu makas, raporun en net bulgusu.

Yatırım tarafında görüntü temkinli. Türkiye'de bilişim teknolojileri yatırımları yüzde 50, otomasyon yüzde 45, ekipman yüzde 36, yeni tesis yatırımı yüzde 13 düzeyinde. Hiçbir yatırım planlamadığını söyleyenlerin oranı yüzde 18 ile bölge genelinin üzerinde. Şirketler büyümeye kaynak ayırmak yerine mevcut kapasiteyi modernize etmeyi ve otomasyona geçmeyi seçiyor. Yatırımı sınırlayan başlıklar da bunu doğruluyor: ekonomik risk ve piyasa belirsizliği yüzde 71, finansman yetersizliği yüzde 52, yüksek faiz oranları yüzde 41. Finansmanın yüzde 61'i öz kaynaktan geliyor; kredinin payı yüzde 20.

Ekosisteme bakış ise iyileşiyor. Olumlu değerlendirmelerin oranı yüzde 34'e çıkarken olumsuz değerlendirmeler yüzde 51'den yüzde 25'e geriledi. Önündeki engel bürokrasi değil makrofinansal tablo: finansmana erişim yüzde 71, ekonomik belirsizlik yüzde 70, düzenleyici karmaşıklık yüzde 45.

İstihdamda da esnekliğe kayış var. Tam zamanlı işe alım oranı yüzde 44'ten yüzde 34'e indi; dış kaynaklı iş birlikleri ve yarı zamanlı çalışma artıyor. İşe alımdaki temel zorluk aday kıtlığı değil rekabet: ücretlendirme yüzde 41, aday beklentilerini karşılamak yüzde 30, büyük ölçekli şirketlerle rekabet yüzde 25.

EY Türkiye Şirket Ortağı Müge Tan Belviso, araştırmanın girişimcilik ekosisteminin büyüme, yatırım ve dönüşüm kararlarında artık daha seçici hareket ettiğini ortaya koyduğunu söyledi. Rapor beş öncelik sıralıyor: kademeli büyüme, kârlılık ve likiditenin korunması, finansal risk yönetimi, müşteri değerinin gelire dönüştürülmesi ve esnek yetenek stratejileri.

Bu öncelik listesi tek başına okunduğunda savunmacı görünüyor. Ancak veriyle birlikte bakıldığında tutarlı: yüksek faiz ve dar kredi kanalı altında şirketler nakdi korumayı, teknolojiyi ise gelir doğuran noktalara yerleştirmeyi hedefliyor. Otomasyona ayrılan yüzde 45'lik pay ile yeni tesise ayrılan yüzde 13'lük pay arasındaki fark da bunu anlatıyor.

Tablonun asıl sorusu şu: yüzde 82'lik yapay zekâ kullanımı yüzde 36'lık gelir etkisiyle kalırsa teknoloji yatırımı bir verimlilik hikâyesi değil, maliyet kalemi olarak kalır. Barometrenin ikinci sayısı, Türkiye'de dönüşümün araç düzeyinde tamamlandığını, iş modeli düzeyinde ise henüz başlamadığını gösteriyor.

Share.
Exit mobile version